Sahip olduğunuz kitleOwned audience
Bir platformun izni olmadan ulaşabildiğiniz insanlar — size ödünç verilmiş takipçiler değil, elinizde tuttuğunuz bir liste.
Sahip olduğunuz kitle, kimsenin geri alamayacağı bir kanaldan doğrudan ulaşabildiğiniz insanlardır: bir e-posta listesi, bir telefon listesi, bir müşteri defteri. Testi basittir — kontrol etmediğiniz bir şirket yarın kurallarını değiştirse bu insanlara hâlâ ulaşabilir miydiniz? Ulaşamıyorsanız o kitle sizin değildir.
Ayrım, gerçekleşene kadar teoriktir. Platform erişimi gerçek erişimdir ve içinde olmadığınız bir toplantıda alınan bir kararla, bildirim ve itiraz hakkı olmadan bir gecede yüzde 80 azaltılabilir. Tamamen ödünç erişim üzerine kurulmuş işletmeler tek bir politika değişikliğiyle sıfırdan başlar ve o değişiklik hep en uygunsuz anda gelir.
Bu, platformlara karşı bir argüman değildir. Yön hakkında bir argümandır: platformlar bulunduğunuz yerdir, sahip olduğunuz kanal ise ilişkinin saklandığı yer. Tek hata, birincisine sahip olup ikincisine olmamaktır.
Çalışılmış örnek: 40.000 takipçi, ortalama bir paylaşım 3.000 kişiye ulaşıyor — iyi bir günde yüzde 7,5 ve gelecek ay hiçbiri garanti değil. Aynı kişinin 4.000 kişilik e-posta listesi yüzde 42 açılıyor, yani 1.680 kişi ve bu kanal kapatılamıyor. İşin etrafında plan yapılabilecek sayı, küçük olanıdır.
Şöyle de bilinir
- owned audience
- birinci taraf kitle
Kimler için
- İçerik üreticileri
- Takipçiler size hiç kabul etmediğiniz ve itiraz edemeyeceğiniz koşullarla ödünç verilir; ilişkiyi ihtiyacınız olmadan önce kendi kanalınıza taşıyın, çünkü ihtiyaç aniden doğar.
- İşletme sahipleri
- Geçmiş müşterileriniz çoğu işletmenin hiç aramadığı bir kitledir — size zaten para ödemiş insanlara üç ayda bir gönderilen bir not, neredeyse her reklamı geçer.